'Mü'min, Mühendis, Mücahit'
Mimar ve Mahendisler Grubu'nun çıkardığı Mimar ve Mühendis Dergisi'nde Milli Görüş'ün merhum Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan için bir yazı kaleme aldı
23 Mayıs 2011 , Pazartesi 10:17Mimar ve Mahendisler Grubu'nun çıkardığı Mimar ve Mühendis Dergisi'nde Milli Görüş'ün merhum Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan için bir yazı kaleme alan Osman Arı, "(Erbakan Hoca) Anadolu coğrafyasını aşarak bütün bir İslam coğrafyası hatta dünyanın diğer yerlerindeki mazlum milletleri de kuşatan bir mücadele içindeydi. O'nun hayatına baktığımızda, hayatını üç kavramın şekillendirdiğini görürüz: Mü'min, mühendis, mücahit" ifadelerini kullandı
'Devrim'in öncüsü: Erbakan
Derginin Mart sayısında yayımlanan yazıda şu ifadeler geçti: Erbakan İTÜ Makine Fakültesi'nden mezun olur olmaz 1948'de motorlar kürsüsünde asistan olur. O artık "Erbakan Hoca"dır. 1951 yılında İstanbul Belediyesi'nin otobüs alımında İTÜ'den görüş istemesi üzerine Erbakan Hoca otobüs alımına bu kadar para vermek yerine bu paranın yerli otobüs yapımında kullanılmasını teklif eder. Devrim otomobilinin öncüsü Erbakan Hoca'nın bu raporudur. M. Zahit Kotku Efendi'nin de teşvikleriyle Erbakan'ın öncülüğünde 1956 yılında temeli atılan çok ortaktı Gümüş Motor fabrikası 1960 yılı Mart ayında seri imalata başlıyor. Toplu iğneyi bile dışarıdan atan bir ülke için Gümüş Motor ciddi bir adımdır."
Mimar ve Mühendisler Grubu'nun dergisi Mimar ve Mühendis'te 7 Şubat'ta Hakk'a yürüyen Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan için bir yazı yayımlandı. Derginin yazarlarından Osman Arı'nın yazdığı yazıda Erbakan için, "Hayatını üç kavram şekillendirirdi: Mü'min, mühendis ve mücahit" denildi.
Erbakan'ın siyasi açıdan olduğu kadar mühendislik mesleği açısından da başarılı bir hayat bıraktığını belirten Arı, "Daha üniversite yıllarında tanıştığı ve sohbetlerinde bulunduğu Abdülaziz Bekkine Hz.'leri ve ardından Mehmet Zahid Kotku Hz.'lerinin onun İslami şahsiyetinin oluşumunda büyük payları olmuştur. 1940 ve 50'li yıllarda o zamanki Türkiye'nin siyasi ve sosyal şartları dikkate alındığında geleceği çok parlak bir mühendisin tercihini inançları doğrultusunda yapması ve bunu her ortamda hiç gocunmadan dile getirmesi takdire şayandır" dedi.
Erbakan'ın siyasi çizgisini son nefesine kadar koruduğunu kaydeden Arı "Cumhuriyet döneminde itilip kakılan, üvey evlat muamelesi gören kesimi aktif olarak Türk siyasi hayatın içerisine katılmasını sağlamıştır. 1970 yılına kadar DP-AP çizgisinde (muhafazakar-sağ siyasette) kendilerini ifade eden camiayı muhafazakâr sağdan alıp, "Milli Görüş" altında "İslamcı" çizgide siyasete entegre etmiştir. Milli Görüş, dar milliyetçi kalıplardan öte bütün İslam coğrafyasının kurtuluşunu hedef alan bir görüştür. Erbakan'ın önce akademik hayat ardından iktisadi ve Türk siyasi hayatındaki varlığı tesadüfi değildir"
ifadelerini kullandı.
ifadelerini kullandı.
Mühendis kimliği hayatının her alanında
"Erbakan hoca 1966 yılında TOBB sekreteri 1969'da başkan olmuştur. Ancak Başbakan Demirel'in marifetiyle polis zoruyla odadan uzaklaştırılır. Akademik mücadele, iktisadi mücadeleden sonra siyasi mücadeleye sıra gelmiştir. 1969'da Konya'dan bağımsız aday olur ve meclise girer. Erbakan Hoca'nın mühendis kimliği gerek kurduğu siyasi parti programları ve sloganlarında, gerekse çözüm önerilerinde bariz olarak görülür. "Montaj değil Ağır sanayi", "Yeniden Büyük Türkiye" "Fabrika yapan fabrika". Cenaze töreninde mahdumu Fatih Erbakan'ının da ifade ettiği gibi "O İslam'ı en geniş anlamda anlıyor ve bunun için cihad ediyordu." Gerçekten de 84 yıllık ömrüne baktığımızda hayatı sistemin önüne koyduğu engellerle mücadele etmekle geç miştir. Ondandır ki cenazede tekbirlerin haricinde en çok atılan slogan "Mücahid Erbakan"dı. Mekanı Cennet Olsun." - Osman Arı (Mimar ve Mühendis Dergisi)
Etiketler :

